HaberlerTeknoloji

Marsta Nasıl Yaşanır? (Kitap İncelemesi)

The Marttan (Marslı, 2015) filmini izlediyseniz insanoğlunun ihtimali sizi de heyecanlandırmış olabilir. Hatta insanoğlunun doğaya meydan okuma başarısından kibirlenmiş bile olabilirsiniz. Peki Mars’a gitmek ve orada yaşamak gerçekten mümkün mü? Yoksa her şey Hollywood bodrumunda üretilen yeni bir rüya mı?

Marsta Nasıl Yaşanır – Bu sorunun yanıtı, Stephen Petranek’e göre neredeyse kuşkusuz bir “Evet!” Yazar ve teknoloji uzmanı Petranek, yaptığı bir TED konuşmasında Mars’ta yaşamanın nasıl mümkün olacağını ve çocuklarımızın Mars’ta yaşamayı tercih edebileceğini anlatıyor. Mars hikâyesi elbette 17 dakikalık bir konuşmaya veya bu köşeye sığmayacak kadar uzun. Ancak Petranek’in kaleme aldığı Mars’ta Nasıl Yaşarız? (Optimist Yayınları) adlı küçük bir kitap, konunun kalbine giden damarları yerli yerinde anlatıyor.

Mars’ta yaşamak için elbette oradan bahsetmek gerek. Ama hava durumuna geçmeden önce biraz geriye, 2. Dünya Savaşı’na doğru gitmekte fayda var. Zira 1948 yılında ülkesi için V2 roketini geliştiren Alman Wernher Von Braun, dört yıl sonra amerikan ordusu tarafından kaçırılarak ABD’ye götürülmüş ve orada Das Marsprojeckt adlı bir kitap yayımlamıştır. Von Braun, hem tüm bildiklerini Amerikalılara aktarmış hem de kaleme aldığı eseriyle bütün Mars aşıklarına feyz veren kiş olmuştur. Tabii Mars’ta yaşamaya dair açıklanmayı bekleyen sorular Von Braun’un o yıllarda hesap edemeyeceği kadar büyüktür.

250 Günde Mars’a Yolculuk

Her yeni ikamet arayışı hiç şüphesiz bir yolculukla başlar ve söz konusu Mars olduğunda durum son derece ciddidir. Zira Mars’a gitmek, Ay ile aramızdaki mesafenin 1000 katını aşmak anlamına gelir ki Petranek’e göre önümüzdeki 20 yıl için bu yolculuk 250 günden az sürecektir. Yine de bir an için gözlerimizi kapatalım ve 35 milyar dolarlık yol ve koloni masraflarının karşılandığını, yolculuğun ve psikolojik zorluklarını aşarak Mars’a indiğimizi düşünelim. Bu durumda karşımıza çıkan şey yüzde 95’i karbondioksitten oluşan ince bir atmosfer ile yoğun solar ve kozmik radyasyon altındaki kızıl bir gezegen olacaktır.

Mars’a ulaşıldığında yapılması planlanan birkaç ana hedef vardır. Bunlardan biri Mars’ın Belli bölgelerindeki buz kütlelerini çözerek su elde etmek bir diğeri de ısıtma yoluyla atmosferin yoğunluğunun artırılmasıdır. Ancak bu yöntemler çok süreler (yüzyıllar) alabileceği için azotu amonyağa çeviren bakteriler kullanmaktan antik yaşam formlarını yeniden canlandırmaya kadar çeşitli seçenekler üzerinde de çalışılmaktadır.

İnsan Genetiğinin Değiştirilmesi

Hatta genetik mühendisliğiyle insan genotipini değiştirmek (akciğerleri ve kan hücrelerini karbondioksiti, C02, parçalayacak hâle getirmek) de bunlardan biridir ancak bu hayalin de 300 yıllık bir çalışma gerektirdiği tahmin edilmektedir.

Nihayetinde bu hesaplamalar mütemadiyen güncelleniyor. Öngörülen hedeflere ve dolayısıyla Mars’a daha erken de ulaşılabilir. Hatta bu kitabın (How We’ll Live on Mars, 2015) ABD’de ilk yayımlandığı günden bu güne roket teknolojileri ve Mars’ta yaşam konusunda birçok çalışma da yapılmıştır. Fakat Kızıl Gezegen’de bir yaşam kurma hayali, oksijensiz 15 dakika içinde beyin ölümünün eşiğine gelen ve dünyadaki dengeyi korumayı başaramayan bir türün ortaya attığı muhtemelen en büyük iddiadır. Belki de asıl mesele Petranek’in bahsettiği gibi gezegenimizi hızla yok etmemiz veya ölmekte olan Güneş’in Dünyayı bir gün yutacak, yörüngesinden çıkaracak olması da değildir. Mars’a gitmek istememizin asıl nedeni; “İspanyolların Yeni Dünya’ya veya çiftçilerin Kaliforniya’ya gitme nedeniyle aynıdır; zengin olmak.” – Marsta Nasıl Yaşanır

Kitap Tanıtım Bülteni

Mars seyahati, keşifler çağını tarihin önemsiz bir ayrıntısı haline getirecek. Dünyamız, tek bir gezegenle sınırlı kalmayacak, tüm güneş sistemini kapsayacak. Geçmiş nesillere olanaksız gelen ticaret rotaları açılacak. Dünya ihtiyaç duyduğu madenlere ve doğayı kurtarmak için gereken teknik bilgiye kavuşacak. Başka yerlerde yeni bir yaşam kurma fırsatı milyonlarca insana umut olacak.

Gezegenimizi kurtarmak için kararlı ve azimli bir şekilde çalışmalıyız; şu anda bildiğimiz kadarıyla dünyayı andıran bir yer yok. İnsanlar her şeyin bir araya gelerek nasıl hassas bir ekolojik denge kurduğunu görürse, hayatın anlamını da daha iyi idrak edebilir. Mars’a yolculuk, gezegenimizi doğru bir bakış açısıyla görüp değerlendirmemizi de sağlayabilir. Bu vizyonu asla kaybetmemeliyiz.

Peki, ikisini birden yapamaz mıyız? Hem uzaya açılmamız hem de Dünya’daki doğal dengeyi korumamız mümkün değil mi? Mars’ı yeniden şekillendirme deneyiminden Dünya’yı nasıl kurtarabileceğimize dair dersler çıkaramaz mıyız? Sömürgecilerin işgali sırasında uygarlıkları yok eden hatalardan dersler çıkarmaz mıyız? Yeni keşifler çağının daha umut verici olması, türümüzüm devamını sağlarken, insanın tabiatındaki güzellikleri inanılmaz kültürel kazanımlarını ortaya çıkarması ve bizi geleceğe taşıması mümkün olamaz mı?

Mars'ta Nasıl Yaşanır ? Kitap İncelemesi

Kitabı okuyan biri olarak bilim kurgu sevenlerin mutlaka okumasını tavsiye ederim.

İnceleme Sonucu

User Rating: 5 ( 2 votes)

Bağlantılı Yazılar “Marsta Nasıl Yaşanır? (Kitap İncelemesi)”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapat

Adblock algılandı

Lütfen reklam engelleyicinizi devre dışı bırakarak bize destek olmayı düşünün